züvzüvzüv
bir şişenin içine koyup adının yazdığı kağıdı;
attım denize.
belki yürüdüğün bir kıyıda ayaklarına çarpar;merak edip açarsın,
adını görüp mutlu olursun diye.
ya da belki okumadan tekrar denize yollarsın;
benim bu hiç bitmeyen,ama manasız umudumu kırarsın diye..
gerçekleri görebiliyorken bile insan umutla dolabiliyor bazen .
hatta bazen bırak istediklerini söylemeyi,onları yazamıyor bile.
ama gözlere bu kadar yüklenmek de haksızlık gibi geliyor bana.
el titremesi,alın terlemesi,salak cümleler:)
bunları kontrol edemezken,sadece gözlerden meramını anlatmalarını dilemek çok safça sanki.
her gün uykuya dalarken adınla dalmak,
her sabah uyanırken rüyaların etkisinde uyanmak..
eğer gün sadece uyumak ve uyanmaktan ibaret olsaydı gerçekten çok mutlu bi hayatım olduğunu düşünürdüm.
çünkü hep seninle,ve hep benim istediğim şekilde gelişmiş olurdu..
belki konuşabilsem,gerçeklerle yüzleşip;
acı ama normal hayata devam edebilicem.
ama korktuğumdan mıdır nedir, bir türlü açamıyorum aklımın ve kalbimin bohçasını.
kalıyolar içimde,büyüyolar..
belki daha tehlikeli,belki daha sağlıklı oluyolar kestiremiyorum.
çünkü uzun zamandır gülmediğim kadar gülüyorum,zevk almadığım kadar zevk alıyorum hayattan.
belki bunu kaybetmek istemiyorum,
belki de "rüyalarımı"...
rüyalarımı kaybedersem ne olacağını biliyorum,
kapkara,soğuk,saçma,bulanık günler..
en çok da rüyaları kaybetmek koyar..
henüz ayırdına varabiliyorken rüya ve gerçeklerin,
hangisinin rüya,hangisinin gerçek olduğuna alıştırmam gerek belki de kendimi.
ben yine de rüyalarımı seviyorum,
yine de onlar sayesinde günün büyük çoğunluğunu mutlu geçirebiliyorum.
uyanmamak mı lazım acaba bu rüyadan..
attım denize.
belki yürüdüğün bir kıyıda ayaklarına çarpar;merak edip açarsın,
adını görüp mutlu olursun diye.
ya da belki okumadan tekrar denize yollarsın;
benim bu hiç bitmeyen,ama manasız umudumu kırarsın diye..
gerçekleri görebiliyorken bile insan umutla dolabiliyor bazen .
hatta bazen bırak istediklerini söylemeyi,onları yazamıyor bile.
ama gözlere bu kadar yüklenmek de haksızlık gibi geliyor bana.
el titremesi,alın terlemesi,salak cümleler:)
bunları kontrol edemezken,sadece gözlerden meramını anlatmalarını dilemek çok safça sanki.
her gün uykuya dalarken adınla dalmak,
her sabah uyanırken rüyaların etkisinde uyanmak..
eğer gün sadece uyumak ve uyanmaktan ibaret olsaydı gerçekten çok mutlu bi hayatım olduğunu düşünürdüm.
çünkü hep seninle,ve hep benim istediğim şekilde gelişmiş olurdu..
belki konuşabilsem,gerçeklerle yüzleşip;
acı ama normal hayata devam edebilicem.
ama korktuğumdan mıdır nedir, bir türlü açamıyorum aklımın ve kalbimin bohçasını.
kalıyolar içimde,büyüyolar..
belki daha tehlikeli,belki daha sağlıklı oluyolar kestiremiyorum.
çünkü uzun zamandır gülmediğim kadar gülüyorum,zevk almadığım kadar zevk alıyorum hayattan.
belki bunu kaybetmek istemiyorum,
belki de "rüyalarımı"...
rüyalarımı kaybedersem ne olacağını biliyorum,
kapkara,soğuk,saçma,bulanık günler..
en çok da rüyaları kaybetmek koyar..
henüz ayırdına varabiliyorken rüya ve gerçeklerin,
hangisinin rüya,hangisinin gerçek olduğuna alıştırmam gerek belki de kendimi.
ben yine de rüyalarımı seviyorum,
yine de onlar sayesinde günün büyük çoğunluğunu mutlu geçirebiliyorum.
uyanmamak mı lazım acaba bu rüyadan..
Yorumlar