bazen zehiri akıtman gerekir damarlarından. her kalp vuruşunda daha derinlere gitmesin diye. bazen ne olduğunu anlayamasan da, boşver deyip akıntıya bırakman gerekir kendini.. suların seni götürdüğü yerin neresi olduğunu düşünmeden, sadece bırakmak kendini. nehir nasıl olsa akar,akıyordu,akacak.. nehir önemli değil, akar kollarının altından gider nasıl olsa. milyarlarca zerrecik,milyonlarca yıldız aksi var. bir ay var ama; ayın ne zaman,nereye,nasıl yansıyacağını bilmek zor. o yüzden bırak kendini. aksın sular etrafında,yıldızlar dans etsin. sen de yeni ay suretleri bul,boğulmadan önce hatta kaybol nehrin sularında. belki rahatsız olur sularına dokunmandan nehir.. gerçi sen ne kadar suyun içinde olmaya çalışmasan da, ne kadar rahatsız etmeye çalışmasan da, kirletecek,rahatsız edeceksin suyu. sen yine de sesini çıkarma.. boğuluyo olsan da sus ki; nehrin senden haberi olmasın. nehir nasıl akmak istiyosa öyle aksın.nasıl olsa değiştiremezsin suyun akışını. bırak,vu...
Kayıtlar
Aralık, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
çırpınıp duruyor da bu küçük yürek, kanatlarına dallar batıyor her seferinde. biraz daha az acıyor her seferinde.. daha az kanıyor. gün gelecek, o dallar sadece bir yuva olacak ona. sonsuza kadar oturacağı, uçmaktan vazgeçtiği göklerden onu saklayacak. yağmur damlalarını gözleriyle birleştirecek, belki saklayabilecek içindeki çağlayanları. her seferinde daha uzağa gitmesi gerektiğini anlıyor da, sanki ağaca ihanet etmek istemezcesine oturuyor sabahlara kadar orda. kendi kendine, şarkılarıyla güneşi selamlıyor. çırpınıp duruyor da sanki, sanki sessizlik istermişcesine. susuyor..çırpınmıyor..acımıyor canı.. kanatamıyor dallar kanatlarını. saplanmıştar çünkü ufak oklar gibi. uçmuyor,ötmüyor, çırpınmıyor, canı acımıyor. dalları kolları olmuş,ucundan mürekkepler akan. yapraklara yazıyor şarkılarını,okuyor..ötmüyor. güneşi selamlıyor her sabah,ayı öpüyor akşamları. sessiz.kendiyle susuyor