Kayıtlar

Aralık, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
meğer ne çok sevmişim senin o güzel,o kocaman gözlerini. ne çok özlermişim senin gülüşünü.. "ay"ın üzerinde "gül"ler yetiştirecek kadar rüyalarımda.. yanlarında mis kokulu nergislerle.. hani o beraber oturup,güneşi izlediğimiz ağacı da ekleyivermişim.. yine sen kendi şatonda,ben kendi şatomda, uyuyamayarak,özleyerek,yaşayarak..

pembe odacık

yazmıyorum artık,yazamıyorum. tutuyorum kelimeleri gırtlağımdn çıkmadan,bastırıyorum aşağılara doğru. sabahları mide bulantımın da sebebi bu sanırım. çok yükleniyorum ona,alamayacağı kadar karanlık yolluyorum. yazmıyorum artık çünkü, her kelimede; sanki yeniden yaşar gibi yaşıyorum,sanki yeni anılar yaşamış gibi,hayattaymış gibi,etten kemiktenmiş gibi, oysa, sadece ben varım; gerek ayna karşısında,gerek duvar karşısında,gerek yastığa sarılıp uyuyan.sadece ben. oysa sadece ben varım orda.. tek..yalın..yalnız. her sabah daha büyümüş oluyor kafam,daha ağrılı,daha düşünceli. taşıyamamktan yakınıyor bana.. yok diyor,ben artık doldum,ne yapacaksan yap;yoksa patlayacağım ben.. e patla be çocuk. savrul duvarlara.. siyah yatağım senin rengini alsın. parçaların boş bira kutularına dolsun. madem böyle rahatlayacaksın,patla da kurtulalım.. ama yok,sen de oyun oynuyorsun bana. tıpkı diğer benler gibi. sen de ne istediğini bilemiyorsun ki. biliyorum neden evde o kadar mum yaktığını.. tek derdin,içi...