Kayıtlar

Nisan, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
yağmur gibi ağırlaştı birden gece.. sanki,melekler bastırırmış gibi omuzlarımdan. defterlerim çok dolmuş da, gitmem gerekiyormuş gibi.. saçma oysa, ben inanmam ki ne meleğe,ne tanrıya.. yüzlerde aradım çoğu zaman tanrıyı, kalplerde.. konuşmalarda,tavırlarda,gülüşlerde.. bulduğumu sandığımda bir kez daha anladım. yok.. şimdi alevler çıkmasın gırtlağımdan yukarı diye tutuyorum kendimi. içime hapsediyorum tüm alevleri.. cehennem dediğinizi içimde harlıyorum. bilinmedik,görülmedik bişey yok oysa ki orda.. hepinizin bildiği şeyler. yoo ne alev var,ne mikro dalga fırın.. yaşadığınız şeyler,size acı çektirdiğini düşündükleriniz sadece. acıyı bi yere yamamak gerekiyor ya, yamayın işte oraya.. tanrı deyin,şeytan deyin. ne derseniz deyin de.. yine de onlar sizin yaşadıklarınız. kendi iradenizle seçtikleriniz, kendi istekleriniz. eğer bir cehennem varsa o sizin içiniz. eğer bir şeytan ya da tanrı varsa; o da ta kendiniz. çünkü yaşadıklarınızda sizin seçimlerinizden baş...
kaçıyor muyum,kendimle mi beraberim tam anlayamıyorum belki de bu şu anda canımı sıkan. bişeylerin yok olması. hissizleşmem.. ben bıraktım artık suyun akışına. hayat bana ne getitir bilemem, hepsini kabul edeceğime de söz veremem ama; artık üzeri yosun tutmuş kayaları tutmaya çalışmaktan bıktım. ne zaman eline almaya çalışsan,kayıp suya düşerler. suyun altından,güzel görünen o taşlar, elini o soğuk suya daldırıp çıkardığında kayıp giderler.. yosun bağlamışlar çünkü,kapatmışlar kendilerini dışarıya. tıpkı senin gibi değil mi?? o yüzden çok seviyorsun o taşları.. zor oldukları için,biraz da sana benzedikleri için. dışının nasıl göründüğünün farkına varıyorsun, görünmeyi geçip,yosunlaşmaya başladığının farkına varıyorsun. hep kaydıkları için elden. gök yüzünden yitip giden  taşlar gibi. bazen parıl parıl, bazen yemyeşil. sadece taşları istiyorum. kutumun içine koyup da, sabahları uyandığımda parıltılarıyla kendime yeni güneşler doğurayım diye sadece kendimi ist...
ben seni çok sevdim, ben seni hayatın yerine koydum, sen hayatı sevmedin.. sadece gecelerde değil, ben seni uykularımın her saniyesine,yürüyüşümün her adımına, aldığım nefesin her atomuna,dinlediğim şarkıların her notasına yerleştirdim. sen uyumayı seçtin. ben "su" gibi baktım sana.. sen de baktın,yalan yok.. ama döküldü dedin. ben.. sen..