umut ve umutsuzluk çok farklı şeyler gibi görünürler değil mi?
ölmekte olan bir insanı düşünün..
ona umut sağlayan tek şey,aşık olduğu biri olmasıdır..
bu aşk,o insana yaşama gücü verir,güçlü olmasını sağlar,bişeylerle daha kolay başa çıkabilmesine yardımcı olur.
ama aynı umudun sağladığı şeyler,o insanı daha derin bir yalnızlığa da itebilir.
mesela;aşıktır ve yaşama gücünü almıştır,yaşamak istiyordur,
ama hayatının sona ereceğini de biliyordur.
e peki o insan şunu düşünmez mi?
evet birini seviyorum,ona çok aşığım ve onun için yaşamam gerekir..
işte kilit nokta bu belki de;
"onun için yaşamam gerekir".
e peki bu insanın,ya ben öldükten sonra ne olacak diye düşünme şansı yok mudur?
vardır mutlaka,ölüme yakın olan her insan bunu düşünür tahminimce..
"ben ölünce ne olacak"
o çok aşık olduğun insanı düşünürsün,ben ölünce ona ne olacak?
nasıl bir hayatı olacak,beni hatırlayacak mı,yoksa çabucak unutup gidecek mi?
hayatı güzel mi geçecek,yoksa üzülecek mi?
işte bu ikilem,senin kendi kendine yarattığın umutları siler bir anda,umutsuzluğa çevirir.
çünkü o kadar önemsemişsindir ki;
yaşamanın umudun yüzünden olduğunu düşünürsün..
ama sen gittiğin zaman bir umudun kalmayacak..
yani umut ettiğin şeyler,aslında seni umutsuzluğa götüren şeyler olmuş..
çok fazla bi fark yokmuş demek ki umut ve umutsuzluk arasında.
ikisinde de gülebilirsin,ikisinde de ağlayabilirsin..
(yok,ben ölmüyorum.ya da ölümcül bir hastalığım yok,en azından şimdiye kadar yaptırdığım kontrollerde.sadece farklı bi bakış açısından bakmaya çalıştım)
Yorumlar