Kayıtlar

Ağustos, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
bazen neden üzüldüğünü bile anlayamadan çöker hüzün üzerine bir iki eski fotoğraf yardımcı olur belki,ya da yenilerden birkaç şey. gözlerini okşayıp beynine vurur sertçe karıncalanır burnunun üstü. gözlerinden beynine giden elektrik demetlerinin yeri boş kalır gözlerinde, vücudun onları daha tuzlu şeylerle doldurmaya çalışır. bazen bilirsin nerede ve ne zaman bırakman gerektiğni. kendine ne kadar anlatsan da,ne kadar ikna omuş gibi gözüksen de; işte birkaç takvim yaprağı sonra yine kendini kandırmış olduğunu farkedersin. mantık ve beyin diye tutturup olamayacağını anladığın bazı şeyler, eksik bıraktıkları yerlere doluşmaya çalışır sessizce. muhattap alabileceğin kimse de yok tabi kendinde başka karşında, vurur rahatça bi sağ bi sol demeden. farklılıkların da farkındasındır tabi artık, çünkü kelimeler ellerine döküldüğünde gülebiliyor,çok acıtmadan çıkarabiliyorsundur artık. kaybettiklerini hayatınla harmanlayabildiğinde, seninle olmadan senin olabildiklerinde çözülüyor....