vüzübüzü
mevsimler gibi değişebilir insanın günleri..
bir gün içinde yazı ve kışı yaşatabilir beyin denen vıcık şey.
önce keyiften 5 köşe olursun bir anda,insanlar şaşırır,
nedensiz yada basit bir şey olduğunu anlayamazlar,sanki dünyayı kurtarmışcasına seviniyosundur çünkü.
sonra aradan 24 saat bile geçmez
bu kez gözlerin sulanmaya başlar,nedenini bile anlayamadan damlalar dökülür.
işte kış gelmiş yine..
ki gerçekten hiç bir sebebi yoktur da..
sadece kıpırdanmalar yüzünden.
boğazına inmeye bile cesaret edemeyen,beyninde ikamet etmekte olan
ve bundan son derece huzursuz olsalar da,korkudan bi kaç basamak dahi aşağıya inip,
ciğerinden gelen havanın üstüne binerek,ağzından fırlayıp
o perinin kanatlarına konması gereken sözcükler,
inatla otorurlar yerlerinde kıpır kıpır.
onların kıpırtılarysa senin ellerine yansır belki.
düşünürken yerdeki parke taşlarına bakıp,
bir anda kıpırtıları artar bu afacanları.
sonra bakmışsın sadece ellerin değil,yüreğin de titremeye başlamış
ve yüzüne yine o gülümseme sahip olmuş.
çünkü kelimeler gitmek istedikleri yeri görmüş ufukta.
ama kelimeler hala inatçı,hala korkak..
işte böyle böyle
günde bir,haftada bir yaz ve kış yaşarsın ister istemez.
sonra da sanırım soluğu ayna karşısında,kendinle sohbet ederken alırsın.
korkmayın artık be cümlecikler,atlayın işte o nefesin üzerine de çıkıp gidin nereye gitmeniz gerekiyorsa..
fazla kıpırdanmayın ya da,uslu uslu oturursanız hiç bi derdim yok aslında sizinle..
kıpırdanmayın,sonsuza kadar kardeş kardeş geçinelim.
yoksa ayna karşısında ilk gördüğümde,sizi yansımalarınızın üstüne yapıştırmak suretiyle,
dünyayı; bir kaç farklı açıda yansımaya sahip olan,
çatlaklarla bezenmiş,bi kaç parçası düşmüş kırık bir aynadan izlemek zorunda bırakabilirim.
Yorumlar