Kayıtlar

Temmuz, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
son kez bi sarılabilseydim keşke sana, son kez koklayıverseydim saçlarını. bir telini daha çalsaydım keşke. son bir kez öpseydim .. son bir kez daha,sonra son bir kez daha sonra bir kez daha bir kez daha bir kez daha bir kez daha....
bi şeyler yazacaktım yine unuttum sana dair,bize dair.. e ama beni suçlama. sen de unutuyordun her zaman kouştuklarımızı, ben tek başına hatırlayan olarak kalıyordum ama hatırlatan olmayı çok fazla istemiyordum her seferinde karşı çıkıp,yalanlayacaksın diye bir gecede dünyanın nasıl değişebildiğini gösterdin sen. nasıl yapayalnız kalınabildiğini. susuyorum,susmam gerek kelime çıkmasın ki ağzımdan; senin aklın karışmasın,mutlu ol ama işte ancak kendime anlatabiliyorum bunları... ellerim beynimden bağımsız,gırtlağım bana yabancı. haykırıyorum ismini,gözlerini,saçlarını ellerini. sırf kokunu duyayım diye vapurlara biniyorum hala, ne alakası varsa. sadece seni görmeyeyim diye başka patikalar çiziyorum kendime... tabi öncesinde,belki yine o köşede karşılaşırız diye geçmeden önce. okyanuslardaymışım gibi, diplere dalarken,sanki senin ışığın beni vuracakmış gibi. yok ki ama ışık. karanlık falan buralar. bildiğin balçık.. ayak basmaya çalıştıkça daha çok çekiyor içine.. debelendikçe daha çok....
mütemadiyen kanıyorum yoo yo,mecazi değil,her gece yatağıma girmeden önce kollarımdaki bacaklarımdaki kanları silmek zorunda kalıyorum. sanırım sağımı solumu kaşırken hunhar davranıyorum kendime. suçladığımdan değil,sinirimden sadece. belki ondan da değil,iyi bi insanım ya ben yakışmaz bana başkalarını üzecek bişey yazmak zaten ne geldiyse bu yüzden gelmedi mi aman başkaları üzülmesin e,aman üzülmesin ben çok iyiyim. mükemmelim
ama dudaklarımdan gidemiyor ki o öpüşün yumuşaklığı, gidemiyor ki aklımdan seni daha fazla,daha sıkı saramamamın acısı.
ismin dudaklarımda... bağırıyorum sokaklara.... merak etme kimse duyamıyor sesimi. birkaç kedi,köpek,yıldızlar ve ay dışında. düğümleniyor boğazımda,damarlarım yırtılırcasına bağırırken, duyurmamaya gayret ediyorum adını. gizli gizli elini tutar gibi gizli gizli sarılır gibi gizli gizli öper gibi
yapabilecek bir şeylerin olmasına rağmen, yapabilecek hiçbir şeyinin olmaması.. sanki güneş doğarken,aslında ay çıkıyormuş gibi sanki nefes alırken,aslında boğuluyormuş gibi sanki denizin en dibindeyken,altında dünyanın en iyi arabası varmış gibi, ya da; aya çıkmışken,dünyaya dönüp baktığında onun yok oluşunu seyretmen gibi.. anlatabilecek çok kelimen varken, hiçbirini ne satırlara ne de havaya salıverememen gibi.. nedenler ve sonuçlar... kanım vücudumda yüksek basınçla dolaşıyor, kaçmak istermişcesine vücudumdan. sanki bana ait değilmiş gibi. tepsi dünyanın,denizlerinin döküldüğü yere uçarcasına,yunus kanatlarında gidermişim gibi. yanağım uyuşuyor uzun zamandan sonra, sensizlik bana çok ağır geliyor. fikret kızılok gibi; "kalbim,dayanmak artık kolay değil,bırakacaksın gibi yarı yolda.." der gibi. gözümün önünde uçuşan;aslında orada olmayan beyaz sinekler gibi. kokularına kendimi katmak istediğim çiçekler gibi, yağmur sonrası kokan toprak gibi. ıslanmış yolların,ışıklarla par...
empati kuramıyorum bazen ben. bencillik giriyor bazen işin içine, bir gece önce satırlar dökünce, sanki her şey normale dönecekmiş gibi geliyor bana, sonra yine aynı şeyler... ama empati kuramıyorum.. dayanamıyorum bazen..
uzakları düşünürken takılıyorsun gözlerime, altı üstü 20 dakikalık asfaltlar aslında,ama ben denizleri geçerek gelmeyi seviyorum oraya. farkında olmadan bindiğim geminin oraya çıkmasını seviyorum. acaba evini görebilir miyim diye, özellikle sağ tarafına oturduğum geminin, beklemediğim bir anda o kıyıya yaklaşmasını. sonra farkında olmadan,o odaya doğru yürüyüşümü seviyorum. özlemeyi seviyorum, ama eksikliği sevemiyorum bir türlü. uzakları kokluyorken takılıyorsun burnuma, yüzlerce kilometre uzaklardayken sen, sevdiğim denizden senin kokun geliyor. belki sen de o taraflarda deniz kıyısına baktığın içindir,bilemiyorum. uzakları dinlerken takılıyorsun kulaklarıma. söylediğin sözleri duyuyorum sağımda solumda. cevap verecek oluyorum, bir bakıyorum çevremde tanımadığım insanlar. ya sarı bir teneke içindeyim,ya da siyah giyinen,çokça sarhoşun arasında. geleceği düşlerken takılıyorsun kalbime; korkularım geliyor aklıma sonra. sonra senin korkuların. aortumda bekliyorsun sanki, sanki ben;seni ...
sorumsuzluk anıtı dikilecekse eğer bi yerlere,seve seve modellik yaparım..
tam mutluluk geliyor diyorum; araya zamanlar,yollar,eskimiş insanlar giriyor.. tam umutsuz kalacağım diyorum;araya aşk,özlem,uykusuzluk giriyor. bunun bi ortasını bulacağız sanırım,gide gele,sallana sallana.