bizbizidikotuzikikızidik vittirivittiri diye bi tekerleme vardızividik

ay'ın santim santim yere doğru inmesini izliyorum,

yavaş yavaş,ama sanki acelesi varmış gibi..

zamanın aslında yavaş görünürken nasıl hızlı aktığına şahit oluyorum.

tıpkı hayat gibi,tıpkı suya attığın buzun erimesi gibi.

içinde biriktirdiklerinin;nasıl da çoğaldığını farkedemezsin değil mi?

sana bişey olmuyo gibi gelirken,sanki yavaş yavaş,ufak ufak birikiyormuş gibi gelirken

aslında nasıl da çağlaya çağlaya büyüdüğünü farkedemezsin.

sen yerinde otururken,sağa sola nota sallarken,

havaya,o sisin altına bir kaç ezgi sıkıştırıp,onların duyulmamasını istediğini zannederken,

aslında onların ne kadar büyüdüğünü farkedemezsin.

ta ki,bulutların altından çıkıp,hışımla omuzlarına inene kadar.

öyle büyük bi yük altında kalırsın ki,başın ayaklarının dibine düşer,kendini görürsün.

vücudunun ruhunla ayrılmasını izlersin.

ruhunun içinde ne kadar sıkıldığını görürsün.

ve o yarattığın duvarların,ruhunu ne kadar yıprattığını,ne kadar kanattığını görürsün.

sonra fark edersin ki;aslında istediğinin tam tersini yapmışsın,

içinde yazdığın o şarkıların,o masaların sahibi olamamış,

ve;kimse adını hatırlayamamış.

kalmışsın öyle kendi kendine;soğuk,soluksuz,hissiz.

yapman gerekeni anladın değil mi?

artık sis arasına şarkı saklamak yok,

artık toprak içine duygu gömmek yok,nasıl olsa filiz vermiyorlar.

nasıl olsa bire bin verip,başak olup fışkırmıyorlar topraktan.

demek ki;gömmeden,saklamadan savurmak lazım tohumları toprağa

savurmak lazım ezgileri havaya,kim duyar, kim anlar diye düşünmeden.

değil mi?

değil!

o toprak altına gömdüğün kadar değerlidir tohumlar

sakladığın kadar değerlidir şarkılar.

her ne kadar sakladığını zannedip,saklayamamış olsan da,

gömdüğünü düşünüp,kökünü dışarıda yetiştirmiş olsan da;

hepsi,sadece senin içinde değerlidir,

sadece sen düşündüğün sürece en güzelidir..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bunun adı yokmuş

mehs

hıms