...

azrail sanki arkamda,nefesini ensemde,yanaklarımda hissedebiliyorum.
keşke geldiğinde onunla oyun oynayabilseydim,twister olur,amiral battı olur..
aa pardon,hayat filmler gibi değildi unutmuşum.bir an öyle düşünmek hoşuma gitmişti.
daha doğrusu işime gelmişti.
işte elimde bir anahtar daha var,bu kez kapıyı açabilecekmiyim acaba? ardında çok buyuk bi parlaklık var
muazzam bir ışık olmalı bu.
ya da bunu da mı görmezden gelip,cebime atıcam,nasıl olsa karanlığa alıştım diyerek.
acaba gerçekten karanlığa alıştım mı,yoksa ona alışma hissi mi güzel geliyo?
acıyı yaşamak için ben mi çabalıyorum,yoksa acının sonlarına geldiğim için mi boyle düşünüyorum.
ya da o karanlığa çok alıştığım için,ışıktan mı korkuyorum.
ya da delirdim mi ben:)
sanırım en mantıklısı sonuncusu oldu:)
yelkovan akrebin peşi sıra koşadursun,ben gokyuzundeki guneşe bakmaya çalışırken,pardenin arkasına saklanıcam galiba.
yazık:)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bunun adı yokmuş

mehs

hıms