...

bir damla kopar gözünden,yavaşça akar sen ne denilmek istediğini anlamaya çalışırken
sonra diğerinden bir tane daha,sevinçten mi,üzüntüden mi
niye olduğunu anlayamadan birleşir ikisi dudaklarının üstünde.
yazarken bile başka dudakları düşünürsün kendininkileri çoktan unutmuşsundur.
tıpkı her şeyi yaparken,her şeyi hatırladığın gibi,eksikliği değil de,başka bişeyi hisedersin.
tam eksiklik denemez buna,ama adını koyamazsın bi türlü.
haftalarca hiçbiyere çıkmadan,perde önünde,nota altında,duman altında,alkol içinde geçirirsin hayatını.
sonra o kadar zayıf düşersinki hem bedenen,hem zihnen;artık birer birer kopmaya başlar parmakların yazı yazarken,ruhun incelmeye başlar en sağlam dediğin yerlerden,sonra kopar bi gün "pıt" diye.
kalakalırsın sokak ortasında.
nasıl geldin buraya,neyle geldin,kim getirdi hiçbişey hatırlayamazsın.
bakarsın salak salak etrafa,yağmur yağar,ıslanırsın.sonra kucuk bi kız cocuğu gelir yanına,dilenir.
"abi" der elini sana uzatıp,suratına sevimlilik takınıp,dudaklarını büzerek.
ellerine ağlarsın kızın,yüzüne sürer,parıl parl ortaya çıkar çehresi.
bi daha abi der,daha çok ağlarsın,aklına gelir ses tonu daha çok ağlarsın.
yoksunluk...
bağımlı olunan şey bulunamadığı,alınamadığı zaman,vücudun ve ruhun gösterdiği şey..
hayyaller görürsün sağda solda,kendi kendine oyunlar oynarsın evin içinde..
dolarsın dolarsın dolarsın....
dağ tepesi ararsın,şöyle patiklı,denizden başka hiçbişey gormeyen.
çıkıp bağırsan,haykırsan herşey geçicek sanki.
ama yok,geçmez.
içinde bağırırsın,sadece kendi kulak zarın delinir.
daha bi salak olursun.
sonra da üstüne yağmur yağar,ıssız bi sokak ortasında,ya da şarkılar ardında

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bunun adı yokmuş

mehs

hıms