ayağa kalkma zamanı
başının üzerindeki göğün hızlı çekim mi yavaş çekim mi oynatıldığını anlayamadan geçiyor günler. hava bulutlu bulutların arasından dönen dünyanın üzerinde bir çıkıp bir batan güneşi de görüyorsun, dans eder gibi,saklambaç oynar gibi bulutların arasında gezinen yıldızları da. karanlık çoğu zaman. ama perdeleri açmadığın için mi yoksa göğü kaplayan yüreğin yüzünden mi emin olamıyorsun. bu zamanları daha önce de yaşadın. ve yine yaşayacaksın eğer izin verirsen. böyle sürüyor çünkü senin hayatın. belki sen istiyorsun,belki de çok uyumsuzsun normal olarak adlandırılan ilişkilere. dönem dönem kendini gömmen gerekiyor belki de, toprakla dolması gerekiyor gözlerinin. ağzının içinde o taze hayat tadını hissetmen gerekiyor belki de. çürümüş topraktan,genzine kaçan önceki yaşamlardan nasıl bir taze hayat tadı alıyorsan artık? hiç bir zaman hayatı terazi kefesine koymadın. o öyle olduysa bu böyle olmalıydı demedin. hayat bu. asla aynı ağırlığı vermez kefelerine koydukların,bunun b...