...

ve bir kağıt gibi yırtılırken gökyüzü,
sadece altındaki lalere neşe getiriyordu gökteki bulutlar.
ne ıslanan kedilere,ne aç evsizlere,ne yürümekte zorlanan ve ıslanan yaşlılara,ne de kalbi kırıklara getirmiyordu.
sadece lalere.
laleler sevinçli,laleler neşeli,laleler rengarenk..
yanlarındaki patikalarda yuruyen ayakların aksine,hayat dolu..
ayaklarsa,nereye gittiklerini bilmeden,"bir tane,bir tane daha" diyerek birbirlerini kovalıyor.
kıyıya çarpan yüksek dalgaların ıslatmasına aldırmadan,devam ediyorlar yürümeye.
neden aldıracaklarmış ki?..
zaten gökyüzünden gelen damlalar ıslatmıyor mu onları.
peki ya kalpler,o içi kan dolu,vıcık vıcık,7 gün 24 saat çalışan şeyler.
onlar nasıl ıslanmayı beceriyor?
ya da neden tamir olamıyor bir türlü,çok kolayken oysa ki..
istanbulda lale zamanı
yine laleler tek mutlu olanlar,ayaklar ve kalpler değil

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bunun adı yokmuş

mehs

hıms