vizdirimizivik

yağmurlar başladı yine..

birbirlerine çarpmadan iniyorlar yeryüzüne

benim yüzüme..

birbirlerine karşı bu kadar nazikken,

neden benim yüzüme ve beynime bu kadar hoyrat davranıyorlar?

neden her tanesi canımı acıtıp,yeni soru işaretleri bırakıyor?

neden umutlarımı alıp,yerlerine soru işaretleri koyuyorlar?

belki de aldıkları sadece umutlarım değil,

yalarında ruhumu da götürüyorlar sanki,ulaşmaya çalıştıkları derelere.

sesiz,soluk,ruhsuz...

oysa ne çok severim ben yağmurları,

gökyüzünden dökülen harfler gibi,

alırım onları,toplarım bir kapta,

biraz karıştırdıktan sonra dökerim yatağımın üstüne.

sonra bi kaç parça kendi damlalarımdan ekleyip,

belki bir gün gitmesi gereken yere gider diye,

dondurup buzluğumda, saklarım kalıp kalıp.

hoş geldiniz yağmurlar,

ama yine sadece karanlık getirdiniz,

yine eliniz boş geldiniz

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bunun adı yokmuş

mehs

hıms