Kayıtlar

Kasım, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
yine ağır ağır, yine her dakikada,her saniyede her gülüşte.. bazen çok sıkılıyorum kendimden.. bir tokat atıp sıyrılmak istiyorum derimden. en kötüsü bu işte, suçlayacak kimsen olmadığında kendine yüklenmen. kimin ne istediğini tam olarak bilemezken; kendi içinde kavga etmen yine kendinle. açık olsa yol, sonunda ay ışığını ya da koca karanlığı görsen, bu kadar çabalamaz,yaralanmazsın. tercihine göre ya gider o karanlığa çarparsın, ya da ışık için uğraşırsın. ama bilemezken ne olduğunu, sadece gölgeler dolanırken arada.. kendini parçalarsın,içten içe. en sevdiğinin göğün adını verirken yutkunmamışsındır,karşında otururken yutkunduğun kadar. mavi sular çağlar yüksek dağların altında. ezilirsin,sular altında. en sevdiğin şeyin,suyun altında. nefes almaya çalışırsın,boğulursun. karanlık tarafını hissedersin,en derinlerinde. tırmanmaya çalışırsın,gideceğin tek yer o tepedir çünkü. tırmanmaya çalışırsın.. sonra yine kendin çevirir seni ya tepeler seni istemezse... t...
sürekli düşüncelerde yüzüyorum, yüzmek de değil sanki boğuluyorum. yuttuğum sular gibi hepsi.. göğsümde toplanıp,daha da ağırlaştırmaya çalışıyorlar sanki beni. söylemek istediklerimi söyleyemiyorum.. zaman saksısına ekip, biraz zaman geçip büyütmek istiyorum sanki.. büyüyüp yeşerirse eğer, sanki meyve vereceklermiş gibi hissediyorum.. ama yaramaz çocuk alınca kontrolü eline, hemen çıksın istiyorum meyveler..eşeliyorum,eşelemek istiyorum toprağı.. hemen olsun,kocaman olsun,çiçekleri açsın istiyorum. atayım istiyorum o suları ciğerlerimden,nefes alayım istiyorum. rüyalara koyuyorum sonra birazını topraktan çıkarıp. biraz da orada beslemeye çalışıyorum.. iki kelime arasına gizleyip bazen; saatlerce konuşmaların arasında güneş ışığı aldırıyorum. üşümesinler istiyorum, rüzgardan korurken,zarar vermekten korkuyorum.. dokunmaya kıyamadan korumaya çalışıyorum.. böyle böyle büyüyor işte içimde düşünceler.. bir an önce aklımdakileri kusmak mı lazım, sabredip yeşertmek mi l...
bazen eskiler özlenir, bazen gidilen yerler,beraber izlenen filmler. bazen şarkılar özlenir. bazen,sabahlara kadar konuşmalar.. bazen kokular özlenir, çoğu zaman sarılmalar, ama en çok gülüşmeler özlenir. onu güldürebildiğinde mutlu olduğun anları özlersin en çok. gülmesiyle ısınıyorsa odan, gülmesiyle açabiliyorsa çiçekler, gülmesiyle şeker olup tatlanıyorsa hayat. güldürebildiğin için mutlu oluyorsan. en çok da gülmesiyle özlersin onu.. sarılmalar bitmeseydi derken, gülümsemelerini yansıtırsın gökyüzüne gözlerinden.
e seviyorum,sevdim herşeye rağmen,göğüs gererek sevdim.. yatağımda kokusunu bıraktım,omzumda saçlarını gülüşünü,çocukluğunu,olgunluğunu.. kalbime koydum,en orta yerine. sevdim.. anlaşılamadım belki,belki.... belkisi yok.. anlaşılamadım, ne kadar sevdiğimi hiç anlatamadım. bir buket gül alıp koynumda uyudum.. dikenleri bata bata,rüyalarımda kanaya kanaya. bir buket gülle avundum.. güneşin altında parıldarken,bakmaya kıyamazken. bir buket gül attılar üzerime, toprak nemli,yağmurlu,yumuşakken.