deniz kıyısında olmak isterdim şimdi,
vapur arkasından bakmak.
bacasından çıkan dumanlarla kalbimi ısıtmak..
üşüdüm,çok üşüdüm hem de..
göz pınarlarımda donan damlalarım,
ağır birer buz kütlesi olarak kalbime düşüp saplandı.
bu sabah uyandığımda ellerime aldığım altın teli güneşe tuttum..
biraz daha parlasın,gözlerimi alsın ki uyanayım diye.
ama birden bulutlar sardı güneşin etrafını parıldatmadılar o tek saç telini,
prensesimin tek saç telini.
hemen odamın tavanına döndüm,oraya tuttum,onun ışığında parlattım ben de.
gerçek hayattaki gibi,sadece kendimleyken parlatabildiğim gibi artık.
ah güzel prenses..
aynanda gördüm dün gece kendimi.
burun burunaydık yine,kokun yine etrafımı sarmıştı beni tehlikelerden koruyan kalkan gibi.
gülüyordum.
uyandım,yine gülüyordum.
karanlıktı hava hala,hala bulutlar vardı güneş etrafında tıpkı insanlar işe çoktan gitmişken uyuduğumdaki gibi.
sıcak olması,güneşin insanları bıktırması gereken bu zamanlarda hala karanlık olduğu gibi.
benim olmadığın için,benim hala karanlık olduğum gibi.
sonra kalktım yatağımdan,çatalın ucundaki pastanı gördüm ve acıktım yine..
her sabah,her akşam, hemen her zaman gördüğüm ve acıktığım gibi.
sana acıktığım gibi.
sonra ellerim kalvyenin üstüne geliyor,
kendimle çekişiyorum tüm gün.
hayır,yazmayacağım diyorum kendime.
yapacağım noktalama işaretinin bile seni üzmesinden korkuyorum.
ama tekrar güneş doğmaya yiz tutmuşken,
tüm gün harcadığım enerjimden geriye bir şey kalmayınca yazmamak için,
kendimi yine burada buluyorum.
bir görünüp bir kayboluyorsun sen de,geceleri ay'ı kapatan bulutlar,tarlalarda güllerin arasında biten,onları göstermeyen başka çiçekler gibi.
eskiden yastığıma başımı koyduğumda huzur bulurdum.. şimdi uzak odalara gidip,uzak yataklarda yatıp,uzak sevgileri özlüyorum..
yine buluyorum huzuru tabi,bir kaç saatliğine de olsa.
rüyalarda da olsa.
zaten ilk böyle tanışmamış mıydık?
rüyalarda..
Yorumlar