dayanılamayacak tek şey de;
onunlayken onsuz olmaktır belki de..
oluk oluk akarken kalbindekiler,gözlerine,diline,ellerine,yüzüne
kendini çok yukarılarda hissederken;
içinin biyerlerinde;uyandığımda da böyle mi olacak acaba endişesidir.
tek yanında olmasını istediğin şey yanındadır.
berabersindir,sıcaklığını,nefesini hissediyosundur.
ama işte,o tilkiler bir kere serbest kalmaya görsünler..
dolanır dururlar sabaha kadar başının üzerinde.
o anda olduğun yeri,cennetin sana sunduğu o minicik yatağı bile göremez olursun.
ve zor saatler başlar onun gözerinin kapanmasıyla.
nefes alışlarından çözmeye çalışırsın yarın olacakları,
göz kapaklarının altında gözlerinin hareketlerini görürsün belli belirsiz.
acaba ne görüyor rüyasında diye düşünürsün kendikendine.
sonra kafana rüyalar oturtmaya çalışırsın;
önce güzel rüyalar olur bunlar..
bir kaç saat önce kulağına çalınan güzel sözlerin,boynundaki kolların etkisinde;
ikinizin oduğu rüyalar hayal edersin sen de.
sonra içinden bi yerlerden bi düğmeye basarsın..
sabahları hatırlar,o rüyalar acaba gerçek değil mi diye düşünürsün.
o güneş doğduğunda ne yaşanacak acaba diye..
belki dalarsın sen de o arada bir iki saatliğine.
gözlerinde hafif bi pembelikle uyanırsın.
evet güneş doğmuş.
yine göz bebeklerine bakarsın,göz kapakları altında,yırtınırmışcasına,çıkmak istermiş gibi hareket eden gizlere...
gizdir onlar artık;ne olduğunu bilemediğin gizler..
dudaklarına bakarsın sonra,belki bir şey söyler rüyalarına dair diye.
belki bir şey söyler de,ben de çıkarabilirim rüyaları diye.
vücudunu örtersin üşümesin diye;üşümesin ki sabaha keyifli uyanabilsin diye.
sonra açılır o gözler de,
sana bakar,o anda çok mutlusundur,o ilk anda..
sonra koklarsın saçlarını,içine çekmek ister gibi sanki onun tüm benliğini.
sarılırsın..
gün başlar sonra;
sıkıntılı düşünceler gelir kafasına,ya da sadece sen öyle düşünürsün..
durgunlaşır hayat sen kapıdan çıkarken.
kendi yatağına döndüğünde,tüm umutların sanki kaçmış gibidir..
o sihir sadece onun yanındayken işe yarar diye düşünürsün bir yandan..
diğer taraftan;bu sihir ne kadar gerçek diye düşünmek zorunda bırakıldığını hissedersin..
kendi yatağında uyumaya çalışırken,dün gece dinlediği şarkıları dinlersin..
tekrar orda olmayı isterken,olamamayı yediremezsin kendine..
ve günler geçer...
o daha da büyür içinde,hiç tahmin etmediğin bir hal alır..
kendi perdendeki güneşi,kendi evindeki kokuları ona benzetmeye çalışırsın,
kulağındaki melodileri,sanki onunla duyuyormuş gibi hissetmeye başlarsın..
ve bu sonun başlangıcıdır artık..
tabi "son" kavramı senin açından kötü birşey değildir..
çünkü o son diye adlandırdığın düşünceler,
senin hayatındaki sonu ifade eder,
yaşaman,eğlenmen,üzülmen,ağlaman,gülmen,koşman,üzüm yaprağı toplaman...
hepsi onunla,hepsi sonuna kadar onunla..
uyu hadi,
tavanındaki aynadan bir de kendi göz kapaklarına bakmayı dene..
kendini bul göz kapaklarında ve tabi ki onu..
rüyalarında yaşa istediklerini..
Yorumlar