içeride

içinde dönen dişlilerin arasına kolunu kaptırmış da,bir o yana bir bu yana vuruyor kendini kendi içinin.
elleri yüzü kana bulanmış,görüş açısını kaybetmiş,içinin pembe ıslaklığıyla kör olmakta.
dişlilerin arasından çıkan binlerce böcek şimdi gülüyor ona,ağlıyor onunla.
bulamıyor yolunu,göremiyor ışığı,duyamıyor kendi sesini kendi içinde.
kulakları uğulduyor,binlerce masal anlatıyor kendine,
binlerce karıncayı salmış içine,gezdiriyor hepsini.
hangisinin nereye dokunacağını bilmeden gezdiriyor içinde.
sesleri ayırt edemeden dinliyor,binlerce hikaye binlerce masal binlerce yalan söylüyor kendine.
anlayamıyor kendini,ne anlattığını ne hissettiğini
hislerini bile hissedemiyor kendi içinde,hislerini bile yalan yanlış hissediyor.
içindeki karıncaları kendi hisleri sanmış,dokundukları her yeri hissediyor kendi içinde.
bilemiyor neyin gerçek neyin yalan olduğunu.
kayıplarından kaçıyor,kaybolmak için kaçıyor kendi içine.
açıp bakabilse içine,görebilse karıncaları,tedavi edebilse ısırıklarını...
bulamıyor kapısını ruhunun,giremiyor kendi içine
oysa ki kaybolmuştu kendi içinde

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bunun adı yokmuş

mehs

hıms