bir mi sene
tam bir yıl önce aynı yerde oturup aynı şarkıyı dinlediğimi hatırlıyorum.
aynı havayı alıp aynı şeyleri düşlüyordum.
ne kadar güzel bir beste diyordum hem içimden hem dışımdan.
bir senenin bana getireceklerini hayal bile edemezdim.
hayatım nasıl kökünden değişecek neleri yaşayacağım nelerden vaz geçmek zorunda kalacağım bana en uzak yıldız sisteminden bile uzaktı.
ama oldu,
atlayıp gemime,
yıldızlar arası yolculuk yapmak zorunda kaldım.
ön camımdaki fotoğraf zaman zaman silikleşti radyasyon yüzünden.
bilincimin oyunuyla yerinde tutmaya çalıştım.
defalarca güneş doğdu güneş battı.
çoğu zman aynı yerden aynı güneşi izler oldum,
bazen harf hatası yapıp özler oldum.
bir sene önceydi,
hayatı ellerimin arasında kırılmasın diye korkarak tutarken,
uçabilsin istediği gibi diye rüzgara savurmak zorunda kalışım.
güneşin etrafında dönerken bir tur,
çoğu doğuşunu kaçırdım,batışlarını hiç aksatmadan izlerken.
çok nota fırladı gökyüzüne ağzımdan,çok can suyu verdiğm toprağa çimenler yeşersin diye
tavanımda örümcek besler oldum,
bacaklarına tutunup dağların üstünden bakmaya korktuğum dünyalara bakmak için.
kendi ipimi kendim çekip kurumaya bıraktığımda kendimi,
bir de üstüne güvelendiğimi öğrendim.
beynimi vücudumu ısırıp ısırıp yiyen güveler vardı içimde.
aldım kendimi astığım yerden,bir de güvelerle uğraşmaya başladım kaybolan güneşler için çentik atarken.
güvelerin gıdıklamasından mıdır bilinmez,daha kolay alıştım hayatın yeni dönemine.
ya da öyle sandım kendimi kandırarak.
yine bir nidada,bir gülüşte hayat aldı kollarına,
sallaya sallaya gazımı kaçırdı.
defalarca sayfalar arasında kaybolup,okuduğun her harfin sana bir anıyla geldiği bir sene.
kimi zaman yaşanmış,kimi zaman henüz yaşanmadığının farkına sonradan vardığın anılar.
yaşamadığın anılar gibi yaşamadığın hayaın da farkına vardığın bir sene.
her şeyin güzelleşmeye başladığı o günden bu güne geçen zaman,
hayatın bir kez daha senin kontrolünde lmadığını,
kontrol edebildiğin kadarının ise,
seni daha fazla karanlığa ittiğini gördüğün bir sene.
seçimlerden bahsedip;kendin için en kötüsünü seçmek zorunda kaldığın bir sene.
seçemediğin kısmının ise en ağırlarından biri olduğunu öğrendiğin bir sene.
365 gün.az değil,saymaya kalksan yaklaşık altı dakikanı alır ya,
yaşadığında hayatının büyük kısmını etkileyebiliyor.
dün yine aynı masada aynı şekilde oturdum,
komik bi şekilde bu kez arka masada kemiklerden,insanlardan bahsediyolardı.
bir sene geçmiş ama hayat o şakalarını yapmaktan asla vazgeçmemiş.
bir senede bir çok şeye alışılabiliyor.
yeniden yarım kalmaya alışılıyor,hayatın bir daha eskisi gibi olmayacağına alışılıyor,
hayatta sağlığından daha önemli hiç bir şeyin olmadığını anlıyorsun,
sen ne yaparsan yap,hayatın kendi oyununu oynadığını iyice öğreniyorsun.
bir gün kendime eziyet etmeyi bırakmaya karar verirsem eğer,
bunların hepsini kulağıma küpe diye takıcam.
şimdi bir sene önce dinlediğimde büyülendiğim senfoniye dönüyorum,
biraz daha acısın ruhum
Yorumlar