bulut ve damla
ay ışığının bulutların arkasında saklambaç oynadığı gecelerde,
yağmur damlaları sokak lambalarına tutunur sessizce.
birer birer bırakırlar kendilerini yerdeki birikintilere.
arkalarından ağlayan olmaz da;
düştükleri yerde sevgiyle karşılanırlar.
kuyruklarında sarı ışıkla birlikte düşerlerken seslerini çıkaramazlar.
ayrılıp geldikleri bulutu mu düşünüyorlar kimbilir...
kendi halinde gezinen su damlacıkları büyüyüp büyüyüp bulut olmuşlar.
kendi hallerinde geziniyorlar gökte.
kimi zaman insanlarla eğlenip,güneşlerini kpıyorlar.
kii zaman çiçeklerin üzerinde gezip onlara hayat veriyorlar.
derken bir damla,buharlaşıyor yer yüzünde.
yukarıya doğru çıkıyor sessizce.bulutla birleşiyor.en derinine giriyor bulutun,parçası oluyor tam ortasında.
ama kıpır kıpır...
hoşnut değil belki yerinden.
dönüyor duruyor bulutun içinde.
bulut da farkında durumun,sarılıyor çokça
daha da sıkıyor gitmesin diye.yağmasın istiyor.
tüm damlalar düşsün de,o kalsın istiyor içinde.her şeyi o damla olmuş.
koca bulut bulutluğundan vazgeçmiş,iki damla buhar olmayı koymuş kafasına.
ama doğa bu,durur mu hiç yerinde? sever mi rutini?
illa yağacak o damla.
bırakıyor birgün bulut can damlasını,istemeye istemeye
yağmurların ağlamaya benzemesi bu yüzden.
bulutların da göz yaşları varmış.
en derininden,kopa parçalaya gidiyor damla.
yer yüzüne doğru bakakalıyor bulut arkasından.
tutamıyor,nasıl tutsun ki elleri yok
kolları yok,hiçi var, herşeyini alıp giden damlanın ardından.
yağdırıyor hayatını bulut.
belki bir gün tekrar buharlaşır da yine yerine
en ortasına,her şeyine geri döner diye damla.
karanlık,içinde şimşekler çakarak dolanıyor damlasının düştüğü birikintinin üzerinde.
tüm damlalarını gönderiyor da belki yanlarına alıp dönerler diye özünü.
güneşin önünden çekilsene....
az kenarda bekle damlanı,umut et...
ne o fırtına mı?
kıpırdama yerinden,dağılman olası nasıl olsa içindeki o boşlukla bulut kardeş.
fırtınaya ne hacet bulut kardeş,
aşağıdaki camların birinden gelen oflamayla bile dağılmak üzeresin.
bulutlar damlalarını özlemezler her yağmurda belki,
sadece arkalarından bakakaldıkları canlarını seyrederler
su birikintileri üzerinde,ışık oyunlarıyla eğlenen canlarını da ;ses çıkaramazlar.
kurşuni gökte kapkara,yalnız,boşluklarında şimşekler çakarak beklerler
Yorumlar