neden ayın her denize vurduğu yerde aklıma gelirsin ki?

ya da neden her yağmur kokusunu duyduğumda?

oysa orada yağmur bile yok,

sanki seni aklıma getirebilmek için ben yaratıyorum olmayan şeyleri.

sanki kendikendime yaşar gibi..

ama hala denizden kokun geliyo,ve hala özlüyorum uyumalarımızı.

ben tektim,ben kimseyle uyuyamazdım,ben kimseyi rüyamda göremezdim..

ta ki bir geceye kadar,

seni gördüm,canının sıkıldığını gördüm,seni aradım rüyamda bulamadım.

sonra telefonum çaldı gecenin bir körü

arayan sendin,ve ilk ben aklına gelmiştim zor durumda olduğunda..

bunlar tesadüf olamaz,

bu koca dünya dönerken,

bu koca evrendeki minicik dünya dönerken,

ve o minicik dünyada rüyalarla iletişim kurabiliyoken

ve biz o kadar minicikken tüm bu olayların ortasında;

tesadüf gibi gelmiyor bana.

tıpkı seni ilk gördüğümde kendime söylediğim şeyler gibi.

ay çok uzak şimdi bana.

turuncu turuncu dolanıyor bizim etrafımızda

beni bilmem ama sen;

hiç de uzak değilsin bana

nefeslerde,adımlarda,her yerde sen oluyor içim.

nasıl anlatacağımı bilemediğim;

anlatamadığım için kendime kızdığım sen.

denizlere bak,

her dalganın ucunda ben varım

gökyüzüne bak;

her kayan yıldızın son alevi benim.

hep senin çevrende,sen hep benim içimde

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bunun adı yokmuş

mehs

hıms