bi şeyler yazacaktım yine unuttum
sana dair,bize dair..
e ama beni suçlama.
sen de unutuyordun her zaman kouştuklarımızı,
ben tek başına hatırlayan olarak kalıyordum
ama hatırlatan olmayı çok fazla istemiyordum
her seferinde karşı çıkıp,yalanlayacaksın diye
bir gecede dünyanın nasıl değişebildiğini gösterdin sen.
nasıl yapayalnız kalınabildiğini.
susuyorum,susmam gerek
kelime çıkmasın ki ağzımdan;
senin aklın karışmasın,mutlu ol
ama işte ancak kendime anlatabiliyorum bunları...
ellerim beynimden bağımsız,gırtlağım bana yabancı.
haykırıyorum ismini,gözlerini,saçlarını ellerini.
sırf kokunu duyayım diye vapurlara biniyorum hala,
ne alakası varsa.
sadece seni görmeyeyim diye başka patikalar çiziyorum kendime...
tabi öncesinde,belki yine o köşede karşılaşırız diye geçmeden önce.
okyanuslardaymışım gibi,
diplere dalarken,sanki senin ışığın beni vuracakmış gibi.
yok ki ama ışık.
karanlık falan buralar.
bildiğin balçık..
ayak basmaya çalıştıkça daha çok çekiyor içine..
debelendikçe daha çok.
ne yaptın,nasıl yaptın çok merak ediyorum gerçekten.
madem kendine bir kural koydun biz olamayacağız diye;
bana da söyle, bana ne yaptığını da ben hayatıma devam edebileyim.
tekrar aşık olabileyim,ama söyle bana,
ne yaptın?
neden tüm rüyalarım sen oldun?
neden her gözümü kapadığımda sen beliriyorsun gülerek?
neden ama?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bunun adı yokmuş

mehs

hıms