bişeyleri bok etmekte üstüme yok gerçekten.bazen fazla dürüst bazen fazla saf oluyorum.
kendi içimdekileri çözmeden başka insanlarla iletişime geçmeye zorlandığımda oluyor hep bu.
beceriksizim hayat konusunda biraz.bi taraflarından sıkıca tutmaya çalışmadığımda kaçıp gidiyo koşar adımlarla.
hep kendimi anlamaya,hep hayatı anlamlandırmaya çalışıyorum da,çevremi ihmal ediyorum bu sürede de.
güzel yürüyebileyim yolda düzgün gideyim derken,kenarda kalan çiçekleri ezmiş oluyorum.
sevgi savurganlığım da iyidir,çok güzel harcıyorum bazen.
ve genellikle bu harcamalarım güzelliği fark ettiğim zamanlara denk geliyor.
aman daha iyi olsun derken nedense bir anda daha bok edebiliyorum.
doğuştan gelen bi yetenek sanırım bu benimkisi.
her şey bitince de yine harflerle kalıyorum.
bi sağa alıp bi sola alı,yan yana koyup bişeyler dökmeye çalışıyorum ortaya.
halbuki onları düzgün sıralayamadığım için zaten boka batıyo hayat.
bi de üstüne,utanmazca bişeyler yazmaya çalışıyorum kendimi anlatabileyim diye
kendini anlatabilmek değil demek ki mesele.
hangi sıraya koyacağını düşünürken harfleri,kafandan geçenlerle kendini biraz yatıştırma,biraz güçlenme hevesi.
işe yarar mı? bilmiyorum.umarım yarar.
çünkü yaramadığı zamanlarda duvarlarla konuşmaya başlıyorum
ne dediklerini de anlamıyorum ha,öyle anlatıyolar ben de diler numarası yaparak bişeyler içiyorum.
maksat havada uçuşan bi kaç heceyi meze yapayım da öyle içeyim içkimi diye.
yoksa ne duvarların sikindeyim ne de hayatın.
onlar da benim çok değil ama çaktırmayın.
ne diyorduk,
hah hayatı bok etmekte üstüme yok.
bazen çok sıkılıyorum kendimden.yüzüme bi iki tane çarpasım geliyo saçmalıklarım yüzünden.
ya da kafamdaki tilkilerin kuyruklarını birbirine bağlayıp çok fazla düşünememeyi istiyorum.
sadece geleni yaşamak,onu da yaşarken ne oluyor ne olacak diye sorgulamamak.
en önemlisi de başkalarının yerine düşünmeye çalışmamak.
kendi düşüncelerim yetmezmiş gibi,onları bi sonuca vardırmışım gibi...
kısaca her şeyi bok etmekte üstüme yok.
ve ne yazık ki fark ediyorum ki,artık yazmak da bi sike derman olmuyor.
kendi içimdekileri çözmeden başka insanlarla iletişime geçmeye zorlandığımda oluyor hep bu.
beceriksizim hayat konusunda biraz.bi taraflarından sıkıca tutmaya çalışmadığımda kaçıp gidiyo koşar adımlarla.
hep kendimi anlamaya,hep hayatı anlamlandırmaya çalışıyorum da,çevremi ihmal ediyorum bu sürede de.
güzel yürüyebileyim yolda düzgün gideyim derken,kenarda kalan çiçekleri ezmiş oluyorum.
sevgi savurganlığım da iyidir,çok güzel harcıyorum bazen.
ve genellikle bu harcamalarım güzelliği fark ettiğim zamanlara denk geliyor.
aman daha iyi olsun derken nedense bir anda daha bok edebiliyorum.
doğuştan gelen bi yetenek sanırım bu benimkisi.
her şey bitince de yine harflerle kalıyorum.
bi sağa alıp bi sola alı,yan yana koyup bişeyler dökmeye çalışıyorum ortaya.
halbuki onları düzgün sıralayamadığım için zaten boka batıyo hayat.
bi de üstüne,utanmazca bişeyler yazmaya çalışıyorum kendimi anlatabileyim diye
kendini anlatabilmek değil demek ki mesele.
hangi sıraya koyacağını düşünürken harfleri,kafandan geçenlerle kendini biraz yatıştırma,biraz güçlenme hevesi.
işe yarar mı? bilmiyorum.umarım yarar.
çünkü yaramadığı zamanlarda duvarlarla konuşmaya başlıyorum
ne dediklerini de anlamıyorum ha,öyle anlatıyolar ben de diler numarası yaparak bişeyler içiyorum.
maksat havada uçuşan bi kaç heceyi meze yapayım da öyle içeyim içkimi diye.
yoksa ne duvarların sikindeyim ne de hayatın.
onlar da benim çok değil ama çaktırmayın.
ne diyorduk,
hah hayatı bok etmekte üstüme yok.
bazen çok sıkılıyorum kendimden.yüzüme bi iki tane çarpasım geliyo saçmalıklarım yüzünden.
ya da kafamdaki tilkilerin kuyruklarını birbirine bağlayıp çok fazla düşünememeyi istiyorum.
sadece geleni yaşamak,onu da yaşarken ne oluyor ne olacak diye sorgulamamak.
en önemlisi de başkalarının yerine düşünmeye çalışmamak.
kendi düşüncelerim yetmezmiş gibi,onları bi sonuca vardırmışım gibi...
kısaca her şeyi bok etmekte üstüme yok.
ve ne yazık ki fark ediyorum ki,artık yazmak da bi sike derman olmuyor.
Yorumlar