sadece sarılmak mı acaba özlenen?
kokusu sararken boynunu,elleri saçlarındayken..
sıcacık,içinde sadece onun olduğu gözü açık bir rüya.
aslında korktuğundan daha fazla özlediğini anlatan sana.
başını döndüren,gözlerini karartan bir kaç dakika..
ufak cümlelerle bezenmiş,dakikalarca sarılma.
gözlerini göremediğin için üzülüp kendine geriye çektiğin bir seramoni..
o iki hazineye baktığında cennette kaybolduğun ufacık anlar..
tenini hissetmek aylar sonra;kokusunu, nefesini içine çekmek..
yine istediğin her şeyi söyleyemezsin tabi.
ne de olsa öylesine sıkı kapatmışsındır ki o sandığın kapağını,
yetmezmiş gibi üstüne koyduğun ümitlerin de ağırdır fazlasıyla.
hem,sarılarak da verebilirsin zaten hislerini.
sıkıca sarılarak.
her şeyden çok istediğin kadar sarılarak.
sıkıca,bir yere bırakmayacağını anlatabilirsin sarılınca.
sonsuza kadar içinde tutabileceğini gösterebilirsin.
aşkın çekimi alır ikinizi de..
savurur sanki siz sarılırken,
dönersiniz koca karanlığın ortasında.
ufacık bir ışığın etrafında,aşkın etrafında dönersiniz..
yaklaşır,ısınırsınız.
özlemler giderek büyürler.
özlemler giderilirken de büyürler..
ve en çok o zaman büyürler.
bilirsin çünkü,
o ışığa varınca yine dağılacaksınız farklı yönlere.
bir sonraki ışığa kadar döneceksiniz yine..
ışık bekleyerek geçireceksiniz ömürerinizi.
hep o en parlağa varabilmek için.
ve özlemleriniz daha da büyüyecek..
evet,bu iki kardeş;
aşk ve özlem en çok giderilirken büyürler.
gözünü kapatırsın.
karanlık içinden duyguların koşmaya başlar üstüne.
uyku diye adlandırdığın şeyin içinde koşarsınız sabaha kadar.
sonra yakalarlar seni,tüm gece kaçtıkların..
e uyanma vakti işte.
uyanır,tutarsın bir bir ellerinden duygularının.
kimisini gözünden,kimisini dudağından atarsın içine.
kokuları burnunda gezdirir,sesleri kulağına bırakırsın yavaşça.
yeni güne hazırsın işte.
bir dahaki kovalamacaya kadar,gün içinde senin içinde gezerler onlar da.
sana birşeyleri hatırlatmakla yükümlüymüş gibi.
nerde ufacık bi parıltı görseler,
hemen eskileri ya da olmasını isediklerini getirirler el birliğiyle aklına.
karşı koyamazsın ki.gerek de yok hem.
sensin onlar,senin istediklerin,senin ümitlerin.
sonra yine havaya sarılırsın.
sanki o varmış gibi karşında.
bu kez tersini yapmak istersin.
madem özlem giderilirken daha fazla özlene biliyor,
bu kez de özlerken,birazcık gidereyim özlemimi diye.
yersiz umutlar tabi,
artık o sıcaklığı,o dudakları,o kokuyu,o sesi,o nefesi hissetmeden hiç bir şeyi gideremezsin.
tebrik ederiz;
nur topu gibi bir aşkınız oldu.
alın onu,sokun kaburgalarınızın altına.
iyi bakın,çok değerli çünkü o.
en az ay kadar,en az güller kadar,en az yemyeşil yeryüzü kadar değerli.
Yorumlar