O kadar sert bastim ki topraga,ayagimin altindaki yapraklar paramparca oldu.

her adimda bir damla biraktim topraga.ellerim kenetlendi sıkmaktan.

Son kez çıktığımı düşünmek bile istemedim o bana gülen apartmandan.

Son kez olmasın dedim o öpüş.

Son kez kalmış olmasın o koku üstümde.

yürüdüm,yürüdüm.

Attım kendimi bu yol kenarında terkedilmiş,yalniz çay bahçesine.

çayi da hiç sevmem hani, bitki çayi olmadıkça.

Seni de sevmiyorum ki aslinda.

Sadece gozlerini seviyorum,sadece gülüşünü,sadece konuşmanı,sadece odanı,sadece yanında uyumayı,sadece sen uyanmadan hemen önce uyanıp gözlerini kırpıştırışını izlemeyi,sadece beraber kahvaltı yapışlarımızı,yeni yemekler keşfedişimizi,sadece filmler izleyişimizi,sadece gizli saklı ellerini tutmayi,sadece tenini,sadece kokunu,sadece sana masallar yazmayı,sadece seninle şarkılar dinlemeyi,sadece bi türlü anlaşamamızı,sadece senin yanındayken susmayi,sadece saçlarını okşamayı,sadece gizlenmeyi,sadece umudu seviyorum.

yani anlayacağın hiç ama hiç sevmiyorum seni.

Bak beni de kendine benzettin sonuçta.

ben de istemediğim kararlar almak zorunda kaldım şimdi.

Neden yaptığımı bilemeden gömdüm kendimi sanki bu kez.

Bu kez sanki gerçekten farklı oldu.

Gittim sanirim bu kez gerçekten.

Olsun, ben nefes almaya devam ettiğim sürece bu umut nasıl olsa içimde kalacak.

ben varken bile bana karşı,kendimle savaşıp hep bi yerlerden ucundan yakalayacağım hayatı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bunun adı yokmuş

mehs

hıms