bi yerde durup,yeni sayfalar açmak lazım.
bunun adı yokmuş
uzaklardaki deniz fenerinin ışığı ile yol almaya çalışıyorken, tahtalarına vuran yüzlerce deniz kabuğunu görmezden geliyorsun. arada binlerce başka deniz canlısını da öldürüp geçiyorsun. sahildeki insanlara güzel bir gece sunmaya çalışan milyonlarca tek hücrelileri sırf senin yok olma keyfin şairane olsun diye harcıyorsun. ne kendini biliyorsun şu aşamada ne de ne istediğini. aslında o kadar açık ki ne istediğin, yine de kendine “su” diyemiyorsun. gırtlağın kapanmış kendi içine; ne nefesi ne suyu veriyor. kendini öldürürken zamanın keyfine varmaya çalışıyosun. bir sincabın daldan dala konması gibi; bir yanda oyun bir yanda hayatta kalma mücadelesi. kimi fındıkların kabuğu çok sert,kimisi uzanamayacağın kadar yukarıda. fakat aşağıdan bakarken dallara, ay ışığı ve sincap o kadar güzel duruyorlar ki, ellemeye kıyamıyorsun. geminin dalgaları aştığı andan sonra; yere vurduğu o an gibi; vurup da etrafa saçmak istiyosun köpükleri. sıcaklık soğukluk far...
Yorumlar