bir gülüşe ömür gibi anlam biçmek; dalları sararmış,ağırlaşmış ağaçların altında yürürken güneşi aramak gibi. yolculuklarının sonuna varmış yaprakların, bir zamanlar onlara can veren damarlarının arasından gökteki pamuklardan çalınmış bir damlanın döne döne,yaprakların yaşanmışlıklarını alarak aşağıya inmesi gibi. yüzünü kaldırdığında gözünün hemen altına çarpıp parçalara ayrılması gibi. sarı ve grinin arasında normalleşen yaprak çıtırtılarında, her adımın baika bir anıya cenazeyken; bir anda her şeyi parlaklaştıran, ilahi bir rüzgar esmiş gibi,yaprakların ayaklarının altından havalanıp göz hizana kadar yükselmesini sağlayan bir gülüşe. ışık oyunları mı dersin yoksa optimizm mi bilinmez ama, gözünün önünde salınan yeşil yapraklardır artık. her anı tazedir henüz,gömmezde üztüne basmazdan çok önceki halinde taze ve yeşil. tüm damarları hayat dolu,içinden akan gülüşlerdir. göğe çevirdiğin gözlerin açılamaz parlaklıktan,ya da açmak istmezsin. ağaçları kendi...
Yorumlar