sessizlikten korktum ne zaman sonra..
içimi dinlemeye çalıştım;hiç olmadı bu kez.
garip bi kırmızı yalnızlığı vardı sanki.
çiçeklerin üstüne konan,
yaprakların ucundan süzülen damlaları kandıran bi kırmızı.
sanki bu gece değişik bir geceymiş gibi,
tüm kıvrımlarımı alan,onları yoran bi kırmızı.
bi kaç melodi duyuyorum yerli yersiz,sanki fısıldarlar gibi
sanki eski sabahlar gibi.
ama sabah değil ki henüz,
ne ben uyudum,ne dünya.
ne arşınladığım yollardaki izlerim silindi daha,
ne de arkamda bıraktığım melodiler.
ve bu kez ne yapraklar vardı yollarda,ne de su birikintileri
birilerinin gözlerinden düşmesi muhtemel olan.
hiç ses duyamadım bu gece,
kendini belli edecek kadar güçlü olan.
belki bi do diyez duydum belli belirsiz
onu da dünyanın dönmesine verdim,çok üstünde durmadım
onlarca yıldır durmuyormuş gibi.
bi kaç yağmur damlası çarptı belki camlara
ama onlar da çok sessizdi.
hiç ses duymadığımı fark ettim.
hemen içimdeki nota defterlerini açtım,
bir iki nota yakalamaya çalıştım onların içinden..
cılız bir iki tanesi rastladım.
selamlaştık.
koluma girdiler,"gelsene"dediler.
ufak adımlardan sonra vazgeçtim..
ki ay ne güzel parlıyordu onların altında...
ezberlediğim adım izleri sanki altına boyanmış taşlar gibiydi orman ortasında.
ya da kulaçlarımın ulaştırdığı ev şeytanların dans ettiği eski tuğla duvarın önündeydi.
uzun parmaklarıyla yüzüme dokunan meleklere selam veremedim,kaçtım.
orta dünyanın içinde,sevilmeyen elf ormanında geceleyemedim,uyandım.
yıldızların ötesine gidemedim,korktum yıllardan.
ama çok sessizdi bu gece.
önce olmadığı kadar sessizdi,
hiç olmadığı kadar sakin.
ben artık benimle konuşmamaya başladım.
hayatım yavaş yavaş gözlerimin önünden geçerken,ben susmaya başladım
film şeridi dedikleri bu olsa gerek.
ne kadar yavaş oynatırsan oynat,
sarıyor o makara.
geçiyor o bok.
ama çok sessizdi.
oysa ki sessiz filmlerin modası geçeli çok oldu.
hem renkli hem sesli olması gerekiyor artık filmlerin.
bir takıntı hayata dair.
yaşamak gerek gibi sanki sonsuza kadar.
her hafta yeni bölümü beklenen diziler gibi,
"bu sefer güzel olur lan" der gibi sanki.
izlerken;
"ya ama yine uzaklar girmesin" der gibi.
keşke sorabilsek,daha önce izleyenlere.
ya da bir arkadaşa bakııp çıkabilicez alternatifimiz olsa..
seçebilsek ya!
her ne kadar hayat dediğin ortalama 70 serilik bi film olsa da
son bölümünü görebilsek ya.
kaçsa tüm heyecanı.
seçebilsek,filmi mi istiyoruz,yoksa filmi izlerken uyuyakalmayı mı..
HİÇ SES YOKTU BUGÜN İÇİMDE.
de.....
bi yerden el falına bakan ablaların sesini duydum sanki.
ya da martı kanatları
ya da açılan şişe kapakları.
ama hiç ses yoktu,
bir çoğunun yanında önemsenmeyecek kadarlarının dışında.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bunun adı yokmuş

mehs

hıms