kafamın üstünde,belki de içinde bir bulutlar dönüyor.

bildiğin kokulara sahipler,nefesi içime çektiğimde olmak istediğim yerlerde hissetiren kokular.

bulutlar da dökemiyor yağmurlarını.

kasılıp kalıyorlar,sıkıyorlar kendilerini ama içlerine akıyor,içlerini yakıyor ne varsa.

aşağıda çocuklar varmış,rahatsız olmasın onlar,ıslanmasın,oyunlarına devam edebilsinler diye.

ne güzel rüzgar gülleri,ne güzel salıncaklar,ne güzel tahterevalliler.

dengeyi öğrenmeye çalışıyor çocuklar,ıslatıp bozmayalım hayallerini,geçip gidelim sevgili bulut.

mevsimler de yavaş yavaş bana ayak uydurmaya başlıyor zaten.

her zamanki "ben"e merhaba diyorlar.

değişen bişey yok gibi.

başka hikayeler yaşanmış sanki,

bu kez biraz daha zorunda bırakılmış gitmek.

neden her yolun ortasındaki polisler bana işaret yapıyor,

neden hep beni başka yerlere yollamaya çalışıyorlar?

ne var ki o yolun sonunda?

buradan göründüğü kadarıyla ıslak bir karanlıktan başka bişey değil.

ama neden hep beni o yollara sokmaya çalışıyorlar?

ben kötü bişey yapmadım ki,

ya da en azından yapmadığımı düşünüyorum.

o yola girmekten ne kadar korkarsam,beni daha istekli oraya yönlendiriyorlar.

kaçmam "mui" lazım illa,oyun mu oynamam lazım?

içimden geldiği gibi değil de olması gerekiği gibi mi davranmam lazım?

yapabilir miyim bilemiyorum,ama yakında hepimiz öğreneceğiz nasılsa.

bakalım o yolun sonunda ne varmış,

neymiş o kadar ıslak,karanlık,nemli,soğuk ve aysız görünen.

ya da hangi yola çıkacakmış,ben de kurallara göre oynarsam?

oynamak..

yok,ben o karanlık yolu seçerim daha iyi.

sonunu az çok biliyorum,

ve kendimden nefret etmeden(?) gidebilirim sanırım oraya kadar.

sırtıma rüzgar vururken,ya da bi sıcaklık hissederken bile arkamı dönüyorsam,

dönüp baktığımda,etrafımda pamuk prensesler olmuyorsa

o yola girmeye çoktan başlamışım sanki.

e gidelim bakalım.

belki bi dinlenme tesisi vardır oralarda,

oturur bi çay içer,ya da kendimize bi kahvaltı hazırlarız;adı sanı bilinmeyen,tarifi olmayan.

son bir salıncak,kuru dalların içinde..

yeşillerin arasında,solmuş ağaçta

e oraya da bu yakışır zaten:)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bunun adı yokmuş

mehs

hıms