bir saç teli çaldım prensesin tacından sessizce,

saklayıp,kendi şatoma getirdim.

rüyalarımın en derinine gömdüm ki büyüsün.

büyüsün ki;bulutların üstündeki harikalar diyarına ulaşabilsin.

kendi sevgimle büyütüp onu,göğün üstüne ulaşabilmek için.

oraya ulaşabildiğim zaman,

timsah saati ağaçları ormanına girmem gerekecek,

koca dişli,gürültülü timsah saati ağaçlarından bir saat çalabilmek için.

bu saat sayesinde,yer yüzünde kendimize daha çok zaman ayırabileceğiz böylece.

daha rahat,daha çok vaktimiz olacak.

sonra,gerçeklik aynasını bulmam gerekecek,derin göllerin içinde.

o ayna sayesinde de,kalbimden geçenleri tüm çıplaklığıyla gösterip,

gerçeğin ne olduğunu,sevgi dalgalarının hangi kıyılara vurduğunu gösterebileceğim.

tabi son olarak da,

kedi kuklacığını almam gerekecek sevimli bi ayıcığın peçesinden.

kediciğin bir elinde ayna,bir elinde saatle tekrar yer yüzüne indiğimde,

prensesin şatosunun önünde durup,

büyülü tiyatro oyunumuzu en önden izleyebileceğiz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bunun adı yokmuş

mehs

hıms